Haberler

YÖK “Geleceğin Meslekleri Çalışmaları” ile Türkiye’nin Geleceğini Yeniden Şekillendiriyor

07.01.2020

Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki ilerlemeler, dijital dönüşümün hızla dünyamızı etkilemesi ve endüstri 4.0’ın getirdiği birçok yeni inovasyon alanı, “Geleceğin Meslekleri” kavramı altında tüm dünyada yüksek öğretimin gündeminde yer alan en önemli konulardan biridir. Yükseköğretim Kurulu da bu alanda Türk yükseköğretimi için politikalar geliştirmekte olup bu amaçla 5 Kasım 2019 tarihinde Ankara’da akademi ve iş dünyası temsilcilerinin katılımı ile bir çalıştay düzenlemiştir.

Robotik sistemler, otomasyon, yapay zeka ve biyoteknoloji gibi alanlardaki gelişmeler günümüzde bambaşka bir geleceğe kapı aralamıştır. Hayatımızın her parçasına, her anına etki eden bu dönüşüm, çalışma hayatında ve meslekler üzerinde de etkisini göstermiştir. Mobil internet, bulut teknolojisi, insansız araçlar, nanoteknoloji ve 3D yazıcıların iş dünyasındaki kullanım yoğunluğunun artmasıyla pek çok meslek yok olurken ya da dönüşürken, ortaya yepyeni meslekler çıkmaktadır.

Dünyada şu andaki işlerin %90’ı bilişim teknolojileri (IT) yetenekleri gerektirmekte olup yaşanan dijital dönüşüm tüm Avrupa ülkelerinde son on yılda 2 milyon yeni iş sahası yaratmıştır. 2030 itibariyle ise 1,7 milyon yeni iş kolunun daha oluşacağı öngörülmektedir. 2018 yılında işlerin % 71’i insanlar tarafından yapılırken, 2022’de bu oranın %52’ye düşeceği ve işlerin %48’inin makinalar ve algoritmalar tarafından yapılacağı öngörülmektedir. Firmaların %23-%37’si robot yatırımı yapmayı planlarken, OECD Raporları, bugünkü işlerin %14’ünün hızla otomasyona geçeceğini ve bu nedenle yüksek risk altında olduklarını ifade etmektedir. Yeni öngörüler, robotlar ve yapay zekanın 2020’deki harcamalarının 188 milyar dolar karşılığında olacağını, dünya ölçeğinde sadece yapay zeka piyasalarının 2016’da 1,8 milyar dolar olan harcamalarının 2025’te 59 milyar dolara ulaşacağını bildirmektedir.

Yaşanan tüm bu gelişmelere sabit ve önceden belirlenmiş eğitim programlarıyla uyum sağlamak mümkün değildir. Bu nedenle okul öncesi dönemden başlayarak yükseköğretim ve hayat boyu öğrenmeye kadar eğitimin muhtevası, dönüşen dünya ile uyum içinde olmalıdır. İşgücü piyasasının dönüşen ihtiyaçları doğrultusunda eğitim programlarının, müfredatın ve mevzuatın yeni trendleri desteklemesi önemlidir.

YÖK’ün Geleceğin Mesleklerine Yönelik Faaliyet ve Tasarıları

Bilindiği gibi, YÖK, son dönemde Türk yükseköğretimini daha yükseğe ve ileriye taşımayı hedefleyen kritik bazı projeleri hayata geçirmiştir. Bunların en önemlileri; üniversitelere çeşitliliği ve misyon farklılaşmasını getiren araştırma üniversiteleri ile bölgesel kalkınmada ihtisaslaşan üniversiteler projeleri, hedef odaklı uluslararasılaşma projesi ve ülkemizin ihtiyaç duyduğu öncelikli alanlarda YÖK 100/2000 doktora projesidir.

YÖK’ün 100/2000 Doktora Projesi’nde Geleceğin Mesleklerinin Uzmanları Yetişiyor

YÖK tarafından her yıl Türkiye’nin bilim hayatının 100 öncelikli alanı belirlenmekte ve her çağrıda bu liste güncellenmektedir. Bu alanların dörtte üçü disiplinlerarasıdır. Bu proje robotik, nanoteknoloji, ilaç, aşı, göç çalışmaları, deniz hukuku gibi fen ve mühendislik alanlarının yanı sıra sağlık ve sosyal bilimler alanlarının hepsini kapsamaktadır. 100/2000 YÖK Doktora Projesi’nde geleceğin meslekleri ile ilgili ülkemizin ihtiyacı olan öncelikli alanlarda doktora programları açarak akademiye, iş dünyasına ve de sanayiye, doktoralı, nitelikli insan kaynağı yetiştirilmektedir.

Bir Türkiye Projesi olarak nitelendirilen YÖK 100/2000 Projesi ile, daha önce ülkemizde kapsamlı olarak çalışılmamış robotik, büyük veri, nanoteknoloji, biyo genetik gibi birçok alanda 4200 öğrencimiz doktora çalışmalarını sürdürmekte olup yakın dönemde önemli sayıda mezun vereceğiz. Bu mezunlar yeni dünyanın bilimsel ve teknolojik dönüşümüne hâkim olarak akademide ve farklı sektörlerde hizmet verecekler.

16 Üniversitede Dijital Dönüşüm Eğitimi

YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç’ın da belirttiği gibi, bilgi toplumundan Endüstri 4.0'ın yarattığı otomasyona ve robotik dünyaya geçilirken ciddi dalgalanmalara hazır olunması gerekmekte olup bu hızlı ve güçlü geçişler karşısında ülkelerin yükseköğretim politikalarını hızla yenilemeleri gerekmektedir. Yetişen gençlerimizin kariyer yollarındaki referans çerçevesi milli, bakış açısı ise evrensel olmalıdır. YÖK, bu amaçla geliştirdiği yapısal değişim projelerinde 2019 yılında 16 üniversitede 36.000 öğrenci ve 3.112 öğretim elemanına dijital dönüşüm eğitimi vermiştir.

“Geleceğin Meslekleri” İle İlgili Yeni Programlar Açılmaya Başlandı

Türk yükseköğretim tarihinde ilk kez 2019 yılında üniversite kontenjanları, ilgili bakanlık, kamu kurumları ve özel sektörün de katılımı ile birlikte kararlaştırılmıştır. 2019 yılında ülkemizdeki Araştırma Üniversitelerinin dışında 7 üniversitemizde Dijital Medya ve Pazarlama, Üç Boyutlu Modelleme, Yapay Zeka Mühendisliği, Yazılım Geliştirme gibi alanlarda lisans ve önlisans programları açıldı. YÖK, yükseköğretim müfredatında, özellikle de meslek yüksekokullarında bilişim teknolojileriyle ilgili dersleri arttırmayı hedefliyor.

Geleceğin Mesleklerini Kurgularken Anahtar Kavramlar: Sosyal Bilimlerin Desteği, Ekip Kültürünün İnşası, Disiplinler arası Eğitim ve Hayat Boyu Öğrenme

YÖK Başkanı Prof. Dr. M. A. Yekta Saraç, tüm bu çalışmaların mutlaka sosyal bilimlerin etkin rolü ile desteklenmesi gerektiği görüşünde. Geleceğin dünyası için hukuki alt yapıların hazırlanması, farklı nitelikteki komisyonlar marifetiyle çeşitli alanların bu sürece katkı sağlaması ve topluma uygunluğunun teyit edilmesi ve elbette bu yeni sistemlerin ortak akılla ve geniş mutabakatlar ile yürütülmesi önem taşımaktadır.

Ekip çalışması, iş dünyasında aranan önemli vasıflardan biri iken, mevcut eğitim sisteminin tasarımı henüz bu vasfı tam anlamıyla kazandırmaya yeterli değildir. Dolayısıyla ekip çalışması gerektiren meslek alanlarında başarıda çok daha geniş bir değerlendirme sistemi ve performans ölçümü sağlanması şarttır. YÖK bu amaçla araştırma gruplarının inşası konusunda yoğun çalışmalar yürütmektedir. 100/2000 doktora programlarında da bu hedefe yönelik alanlar belirlenmiştir. Üniversitelerimizde farklı alanlarda uzmanlaşmış araştırma ekiplerinin varlığı önemlidir.

Öte yandan eğitim programları bir alanda uzmanlaşmayı sağlarken diğer taraftan da disiplinlerarası bilgi birikimleri ile desteklemeli ve tüm müfredatlar öğrencinin dünyaya bakışını, kendi mesleğini konumlandırışını, başarıyı anlamlandırmasını sağlayacak derslerle desteklenmelidir.

Son olarak, geleceğin meslekleri yalnızca geleceğin istihdamı ile ilgili olmayıp bugün iş gücünün parçası olan milyonların da geleceklerinin bir parçasıdır. Dolayısıyla “hayat bıyu öğrenme” kavramına büyük önem veren YÖK, herkesin eğitimine yaşam boyu devam etmesi gerektiği inancıyla açık öğretim programlarını bir lisans derecesi olan herkese açık hale getirmiştir. Ayrıca üniversitelerimizin sürekli eğitim merkezlerince sunulan sertifika programları ile üniversitenin birikimlerini iş dünyasının deneyimi ile bir araya getirerek verimli işbirlikleri sağlanması hedeflenmektedir.

Yükseköğretim Kurulu; dünyadaki yükseköğretimin planlayıcıları, politikacılar ve iş dünyasını yönetenler ile paralel olarak, 21. yüzyılın yetişecek bireylerini hazırlamak amacıyla yoğun ve entegre çalışmaların yürütülmesine devam etmektedir. YÖK’ün 5 Kasım 2019 tarihinde geleceğine mesleklerine yönelik olarak düzenlediği ilk kongrede, “Mühendislik ve Fen”, “Sağlık” ve “Sosyal Bilimler” olmak üzere eş zamanlı olarak üç ayrı alanda bilim ve iş dünyasının temsilcileri çalıştaylar gerçekleştirerek değerli öneriler sunmuşlardır. Bu önerileri içeren çalıştay raporları, kongre bitiminde YÖK Yürütme Kuruluna bir rapor halinde sunulmuş olup YÖK tarafından konuya ilişkin atılacak adımlarda bu raporların dikkate alınacağı ifade edilmiştir.

YÖK tarafından yayınlanan ve çalıştay raporları ile ilgili makaleleri içeren “Geleceğin Meslekleri Çalışmaları” kitapçığına buradan ulaşabilirsiniz.