Haberler

Yrd. Doç. Dr. Cihan Aydın’ın TÜBİTAK 1003 Projesi kabul edildi!

29.11.2017

Üniversitemiz Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Cihan Aydın’ın yürütücülüğünü gerçekleştireceği “Tip 2 Diyabet Tedavisi için Kriptokrom (CRY) Proteininin Yıkımını Yavaşlatan Küçük Organik İlaç Adaylarının Belirlenmesi” isimli projesi TÜBİTAK 1003-SAB-TTIP-2017-1 “Diyabet ve İlişkili Metabolik Hastalıklar” kapsamında değerlendirilmiş ve desteklenmeye uygun görülmüştür.

Çağımızın epidemiği Tip 2 diyabet, temel bir sağlık sorunu olmasının ötesinde ülkemizin ve toplumumuzun geleceğini etkileyen sosyo-ekonomik ve sosyal bir sorun haline gelmiştir. Şu anda ülkemizde 8 milyonu aşkın diyabet hastası bulunmaktadır ve çeşitli önlemler alınmazsa bu rakamın 2035 yılında yaklaşık 12 milyona ulaşması öngörülmektedir. Bu yüzden standart terapi yöntemlerinin ötesinde yenilikçi diyabet tedavi yöntemlerinin araştırılması elzemdir. Memeliler, organizma, doku ve hücre seviyesinde metabolizma, beslenme ve hormon salınımı gibi ritmik salınım gösteren fizyolojik aktivitelerin kontrolünü sağlayan biyolojik saat mekanizmasına sahiptir. Bu biyolojik ritim bozuklukları Tip 2 diyabet ve obezite riskinin artışı ile ilişkilendirilmiştir. Ülkemizde toplam popülasyonun %10’undan fazlasını oluşturan tip 2 diyabete karşı biyolojik saat – metabolizma etkileşiminin hedef tahtasına konulmasıyla diyabet tedavisinde yenilikçi ve alternatif bir alan açılacaktır.

1984 yılında ilk olarak meyve sineğinde (Drosophila melanogaster) başlatılan ve biyolojik saatin moleküler mekanizmasının keşfini amaçlayan çalışmalar sonucunda bugün hem biyolojik saat işleyişi ile hem de biyolojik saat bileşenleri ile direkt etkileşime girerek düzenlenen çok miktarda biyolojik süreç bulunmuştur. Bu doğrultuda çığır açıcı çalışmaları gerçekleştiren üç Amerikan bilim insanı Jeffrey C. Hall, Michael Rosbash, ve  Michael W. Young ise 2017 Tıp Nobel Ödülü ile ödüllendirilmişlerdir. Bu proje dahilinde anlatılan ve hedeflenen biyolojik saat – metabolizma ilişkisinin ana hedefi ise ana saat proteinlerinden kriptokromdur.

Hücresel seviyede ise ana saat proteinlerinden kriptokromun (CRY) organizmada glükoz metabolizmasını kontrol eden glükoneojenez yolağı ile direkt olarak etkileşimde olduğu ve bu proteinin yıkımının yavaşlatılması ya da hücrelerde aşırı anlatımı sonucunda hücre ve organizma seviyesinde glükoneojenez yolağının baskılandığı ve diyabet semptomlarının iyileştiği kanıtlanmıştır. Koç Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü’nden Prof. Dr. Halil Kavaklı ve İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden Doç. Dr. Alper Okyar’ın da araştırmacı olarak katkılarını verecekleri bu projede asıl amaç Tip 2 diyabet ve metabolic sendromda etkili olan glukoneojenez yolağının biyolojik saat üzerinden küçük organik ilaç molekülleri ile hedeflenmesidir. Burada CRY proteinlerinin yıkımını yavaşlatan ve engelleyen küçük molekül ilaç adaylarının geliştirilmesi ve bu ilaç adaylarının in vitro hücre kültürü sistemlerinde ve in vivo diyabetik fare modellerinde glükoneojenezi baskılayarak kan şekeri seviyesini düşürdüğünün gösterilmesi hedeflenmektedir.

Toplam bütçesi 1.000.000 TL olan 3 yıllık projenin sonunda CRY proteininin yıkımını düzenleyen ve pre-klinik araştırmalarda potansiyelini kanıtlayan ilaç adayları ileri klinik araştırmalarda kullanılmak üzere hazır olacaklardır. Bu sayede geliştirilecek ilaç adaylarının günümüzde kullanılan T2D tedavi yöntemlerine yeni ve öncül bir alternatif olma potansiyeli mevcuttur. Bu çalışma ile keşfedilecek moleküller ulusal ve uluslararası arenada patentlenebilir niteliktedir. Sonuç olarak bu araştırma projesi toplumu ve ekonomiyi derinden etkileyen diyabetin tedavisine yönelik yeni ve özgün bir strateji geliştirecek ve yerli kaynakların kullanılarak katma değer oluşturma potansiyeli yaratacaktır.